Ah gülleri goncalandı, açmaz oldu kapımda
titreyen mehtabın yüzüne dokunuyor ellerim
içimde ölen kuş gibi bahara özlem dudaklarında
lale solduysa, bülbül sustuysa nasıl güleyim
leyl ölmedi diyorlar o halde mecnun' un emaneti hangi
kadında
açılan hangi kapıdan söyleyin, leyla'ya bürüneyim
ateşten kaçan bir ceylandır yüreğin, durmadan çarpan
kirpik uçlarından aç gözlü sırtlanlar gelir,
ışıksız mezar kentlerinde, ağızlarında ahlar çiğneyen
ney sesidir içimdeki ses, şeytana yasak
dervişin duasına perde; yüzün olacak
ardına bakmadan gidersen sadece şiirlerim ıslanacak
dönersen eğer bir gün şairliğim ölecek
benden sonra eşkıyalar hep kentlerde vurulacak
içimden çekildiğin an düşlerimi çakallar soluyacak
Rahman çiçeklerinden en güzeli; senden sonra zakkumlar
olacak
alçalan her gölgede, hasret uzadıkça uzar
ve kan düşer akşamların eteğine
usandı, sokaklarda seninle çoğalan adımlar
çek al artık beni, bilinmeyen sürgünlerden sürgününe
Atilla AKIN
DİLİRAN/Haziran-2001
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder