Yalan yok
yakışmadı hiç çiçek taşımak yakamda
omuzlarımda binbir düşün tomurcuklu hicabından
yangınlara germek gelir içimden kanarcasına
annemin ve babamın yazdığı en güzel şiiri
-kendimi yani-
çizmek de isterdim oysa bulvarlara ve soğuk betona
sımsıcacık bir afrikalının en güleç resmini
kalabalıklar öylesine gelsin geçsin benden ne çıkar
bilirim yok bir maskem adam görünmekten yana
şafakla kıran kırana girdiğim onca rövanş anında
bunca zamandır nice çığlıklar düşürdüm kollarıma
hevesi kursağında kalmış hangi namludur
beni böyle çirkin gösteriyor aynalara
erkekliğime caka satmak adına soruyorum
bir kurşun neye aşikârdır ten buğusundan başka
cevabını versem böbürlendiğime yoracaklar biliyorum
bir kerecik iplediğimi sansınlar istiyorum
susuyorum
düşünün bir kere gökyüzüyle vuruşmak pahasına
kaç yağmur damlası ıslatır ırmakları
haydin
ilkin ırmakların boynunu vurun damla damla
tüyleriyle toprağı ürperten yılanların hıncıyla
sonra razı olayım firâkımdan hıçkıran toprağa
göğsüme kat kat zindan mührü de vurulabilir
şehrin sırtından kan sıçramadan avurtlarıma
Atilla AKIN
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder